Teknoloji Geliştikçe İnsanlar Robotlaşıyor

Hepimizin hızla gelişen teknolojinin etkisiyle başı döndü. Her gün yeni bir teknoloji ile tanışıyor, çok kısa bir zamanda o teknolojiyede alışıyor ve daha yenilerini hayal etmeye başlıyoruz. Artık o ilk tanıştığımızda çok büyük yenilik olarak gördüğümüz yenilik artık bizler için sıradanlaşıveriyor.
Evet gelişen teknoloji gerçekten sevindirici tüm insanlık için. Birçok alanda belki hayal bile edemeyeceğimiz kolaylıklar getirdi bize. Artık evimizde otururken bankadaki hesabımızdan eft yapabiliyor, televizyonu gerçeğe en yakın görüntü kalitesiyle izleyebiliyor, cep telofonlarımızdan maillerimizi kontrol edebiliyor, uçak biletimizi evimizden çıkmadan alabiliyor, kendini park edebilen arabalara biniyoruz. Daha sayamayacağımız okadar çok şey varki hayatımızda sıradanlaşan..
Çok değil 100 yıl öncesinden bir insanı alıp bugüne getirseydik sanırım kendisini cennette falan zannederdi. Düşünsenize kendisi açılan musluklar, fotoselli kapılar, yürüyen merdivenler vs.
Aslında bukadar sevindirici bir gelişme olan teknolojinin, insanlığa çok büyük zararları da var maalesef. Hemde yabana atamayacağımız, küçümseyemeyeceğimiz boyutlarda.. Tüm insanlığın bu konularda yeterince çalışma yapmıyor olması ve gerçeklerin bazı menfaatler uğruna bizlerden saklanması da en büyük gafletimiz olsa gerek..
Cep telefonunun insana zararları, Wireless internet bağlantılarının üzerimizdeki etkileri, otomobillerin çevreye zararları, fabrika atıkları gibi milyonlarca madde sayabiliriz insana ve doğaya verilen zararlar konusunda.. Malumunuz bu gibi birçok nedenin bileşimiyle ozon tabakası inceldi ve küresel ısınma dediğimiz felaketle karşı karşıya kaldık.
Bilim Teknik dergisi geçen sayısında robotlar konusunu incelemiş. Artık bilim adamları düşünebilen robotlar üretmek için uğraşıyorlar. Yani düşünüp karar verebilen, verdiği kararları uygulayabilen robotlar artık çok yakın. Örneğin ABD'de sürücüsüz otomobil üzerine yapılan çalışmalarda 10 km lik yolda başarılı olundu şehir trafiğinde. Yani otomobil çeşitli yazılım ya sorgularla ihtimalleri hesaplayıp, ne yapması gerektiğine karar verebiliyor artık.
Buda demektir ki artık robotlar insanlaşıyor. Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz dev ölüm makinası gibi robotları önümüzdeki yıllarda savaş makinaları olarak görmeye başlayacağız galiba..
Peki bukadar hızlı ilerleyen hatta bazılarına göre haddini aşan teknoloji karşısında insanlar ne yapıyor. Yada neye mahkumlar?
Ben bu konuda başlığımızdaki gibi insanların da robotlaştığı kanaatindeyim. Teknoloji, havadaki akımlar ve frekanslar, insan gücüne artık ihtiyacımızın kalmaması, rahata alışmak gibi birçok neden insanları robotlaştırıyor korkarım. Birçok insanın gündelik yaşımını inceledim. Çıkan sonuç ürkütücü gerçekten;
- İnsanlar hemen hemen her gününü diğer günlerinin kopyası gibi yaşıyorlar. Yani belli şeylere programlanmış robotlar gibi.
- İnsanlar sürekli kendilerini yorgun ve bitkin hissediyorlar. (Galiba hava akımlarından kaynaklanıyor)Cep telefonu frekansları, Wireless gibi..
- İnsanlar kendi güçleriyle yapabilecekleri birçok basit işlemi, makina ve alet yardımıyla yapmayı tercih ediyorlar. (2.Kata asansörle çıkmak, bakkala araba ile gitmek, bulaşığı makinada yıkamak gibi)
- İnsanlar arkadaş ve akrabaları ile zaman geçirmek yerine internet ve televizyonu tercih ediyorlar.
- Sağlıklı toplumun temelini oluşturan akrabalık bağlarımız tamamen bitmiş durumda.
- İnsan bedeninin tembelleşmesi ve sağlıksız yiyecekler nedeni ile obezite hastalığı korkunç boyutlara ulaşmaktadır. İnsanların birçoğu kilolarından şikayetçiler.
- Suç işleme ve kötü alışkanlıklara başlama yaşı tüm dünyada giderek düşüyor.

Saymakla bitiremeyeceğimiz daha birçok neden, insanlığımızın değerlerini artık kaybedip, sadece belli konulara programlanmış robotlar haline getiriyor bizleri. Ve artık insan olmanın, yaşamanın zevkini, o güzel duygularımızı alıp götürüyor bizlerden. O nedenledir ki birçok insanımız stres dediğimiz hastalıkla boğuşuyor, yine fazlaca bir insan topluluğu da kendisi için yaşamanın anlamsız ve boş olduğunu düşünüyor.
Yani kapımızdaki felaketi erken teşhis edip, teknoloji ile iç içe yaşarken, belli dönemlerde herşeyden sıyrılıp, kendimize, ailemize ve doğaya da zaman ayırmamız gerektiğini unutmayalım. İnanın ailenizle başbaşa, televizyonsuz, cep telefonsuz bir dağ evinde doğa ve temiz havayla tekrar insan olduğunuzu farkedeceksiniz.

Hiç yorum yok: