Hayat Bir Rüyamıdır?

Hayat ve zaman kavramı üzerine özellikle 18.yy larda çok fazla tartışmalar yaşanmış filozoflar arasında. Hayatın gerçekte var olup olmadığını, zaman kavramının gerçekten var olup olmadığını uzun uzun tartışmışlar. Aslında çok ilgimi çeken bir konu olduğundan bende çok yakından ilgilenirim bu konularla.. Bugünde bir değişiklik yapıp birlikte beyin fırtınası yapalım istedim.. Bakalım bu konularda sizler nasıl düşünüyorsunuz?

Öncelikle zaman kavramı üzerine düşünmeye başlayalım isterseniz. Hani sıcaklık değerlerinde bir termometre ile ölçülen gerçek sıcaklık değerleri vardır, birde hissedilen sıcaklık. Zaman kavramıda öyle sanırım. Saati bir süreliğine beynimizden çıkarıp düşünmeye devam edelim..
Herkesçe malumdurki insanlar güzel zaman geçirdiklerinde zamanın hızlı geçtiğini söylerler. Aksine stres dolu birkaç saat bazen bize bir ay gibi bile gelebilir. Aynı beş dakika içerisinde bir öğrenci sevmediği bir derste zilin çalması için sabırsızlanıyor, diğer öğrencimiz de kırda sevgilisinin dizine yatmış ve onun gözlerine bakıyor örneğin.. Bu iki öğrencinin aynı anda yaşadıkaları beş dakika aynımıdır sizce?

Şimdi birde rüya konusuna gelelim.. Rüyaların neden kaynaklandığı, ne olduğu ve nekadar sürede yaşandığı konusu uzunca zamandır tartışılmakta.. Çeşitli verileri gerçek kabul etsekte hala bazı konular insanları tatmin edemedi rüya konusunda.. Rüyaların uzunluğu konusunu Dr. B. Klein adında Amerikali bir bilimadamı birçok denek yardımıyla araştırmış. Ve rüyaların genellikle 20 sn sürdüğünü, en uzun rüyanın da 90 sn yi geçmediğini görmüştür. Ancak bu insanlar rüyalarında yaşadıklarının gerçek hayatta belki birkaç güne sığacak uzunlukta ve teferruatta olduğunu belirtmekteler. Yani uyandığımızda 20 sn de gördüğümüz rüyayı beynimizden bile 20 sn de geçiremiyor, anlatmamız belki 15-20 dk yı buluyor.
Ayrıca rüyalarımızda yaşadığımız olaylardan gerçek hayatımızdaki bedenlerimiz de etkileniyorlar. Örneğin rüyamızda sıcak bir ortamdaysak gerçek hayattaki vücudumuzda terliyor. Yada gerçek hayatta korktuğumuzda bedenimizin vereceği tepki rüyamızda korkmamızla aynı. Eğer rüyalarımız gerçekten zannettiğimiz gibi sanal ve gerçekdışıysa o halde bedenimiz neden etkilenmektedir?

Birçok bilim adamı rüyaları kategorilere ayırırken, daha sonra görüldüğü gibi gerçekleşen rüyalar olduğunu kabul etmişlerdir. Böyle rüyalara da "Gerçek Rüyalar" denilmektedir. Bu rüyaları sadece sezginin güçlü olması şeklinde izah edebilsek de uyku halindeki bir beynin sezgisi, gerçeğin aynının rüyada yaşanması sezgi ve tesadüf kelimeleriyle izah edilebilir mi?

Geçmişte yaşadıklarımızın rüyalarımızdan ne farkları var? Örneğin 50 yaşındaki bir insan lise yıllarını düşünürken, o olayları rüyasında görmüş olmasıyla yaşamış olmasının farkı nedir?

Hayat okadar basit ve ilginç bir olgu ki, yaşadığımız her saniye geçmiş diye tabir ettiğimiz, rüyalarımızla aslında pekde farkı olmayan bir alana geçmekte.. Ve hafızalarımızda sadece mazi olarak yer bulabilmektedir. O halde hızla mazimize akan her saniyemizi dolu dolu yaşamayı bilelim. Tabi o mazilerimizin birgün bizim kurtarıcımız veya kahredicimiz olacağını unutmadan..

Tekrar görüşmek ümidiyle...

Hiç yorum yok: