Toplum halinde yaşamanın belli kuralları ve sorumlulukları vardır. Bu kuralların başlıcalarını kanunlar belirler. Ve bir kısmı da insanların vicdanlarına kalmıştır. Malum polislerin de kural ve kanunların da herkesi yada herşeyi kontrol altına almaları imkansızdır.
Ofisimde odamın penceresi Konya'nın en kalabalık kavşaklarından birtanesine bakıyor. Yani Gürültü kirliliğinden oldukça muzdaribim. Aslında zamanla alışıyor insan. Ama bazen de sinir olmadan edemiyorum tabii..
Trafikteyken aracımın kornasını çok önemli bir durum olmadıkça kullanmam. Ya önümdeki aracın şöförü dalıp kalmıştır kırmızı ışıkta yeşil yandığı halde hala bekliyordur yada önüme bir çocuk atlayıvermiştir. Ben kornanın çalınma şekline de özen gösteririm aslında. Bir uyarı mahiyetinde çalınan korna vardır, birde afedersiniz küfür edermişçesine abanmak var. İşte benim işyerinde kızdığım asıl bu tarzdaki kendini bilmezler.
Dün haber ajanslarında bir haber okudum. Önce güldüm sonra düşünmeye başladım. İsterseniz haberin bir bölümünü alayım sizde önce sizde okuyun.
"Sarı ışıkta korna çalanlar derneği kuruldu
Kayseri`de `Sarı Işıkta Korna Çalanlar Derneği` adıyla yeni bir dernek kuruldu. İlginç isimli derneği kamuoyuna tanıtan Başkan Kamil Korna'nın hedefi tüm türkiye
Türkiye'de taşıt sayısının her geçen gün çığ gibi arttığını, bunun doğal sonucu kırmızı ışıktan sonra sarı yanar yanmaz kornaya basanların sayısının hızla yükseldiğini hatırlatan Korna, bu şoförlerin hepsini müstakbel ve doğal üye addettiklerini söyledi.
Korna açıklamasını şöyle sürdürdü: "Resmen kuruluş işlemlerini dün tamamlamamıza rağmen bir gün içerisinde 500'e yakın üye kaydettik. Dün, Emniyetteki işlerim biter bitmez arabamla müstakbel üyelerimizi tespit için çeşitli cadde ve kavşakları dolaştım. Doğrusu potansiyelimizin umduğumdan fazla olduğunu söyleyebilirim. Özellikle minibüs şoförlerimizin bu konuda çok duyarlı olduklarını, bırakın sarıyı yayalara kırmızı yanar yanmaz yani kendilerine henüz sarı yanmadan kornaya 'dat dat' diye bastıklarını sevinçle gördüm."
Toplantıda ilginç bir anısını da anlatan Kamil Korna "biliyorsunuz sarı ışıkta kornayı en öndekileri uyarmak amacıyla arkadaki şoförler çalar. İşin raconu böyledir. Ancak Düvenönü'nde rastladığımız beyaz Reno'nun şoförü, en önde olmasına rağmen sarı ışıkta korna çaldı. Merakımdan takip edip ilk durduğum yerde bu hareketinin sebebini sorduğumda 'ben de arkadakileri uyarıyorum abi! Yani sarı ışıkta korna çalma geleneğimize yeni bir ruh kazandırdım' dedi." şeklinde konuştu.
Başkan Korna, bir gazetecinin "acaba ülkemize ve şehrimize gelen yabancılar bu durumu nasıl karşılıyorlar?" şeklindeki sorusuna da "Valla, onlar bize özgü bu güzel örf ve adetimize henüz alışamadılar. Garipler, Türkiye'de sarı ışığın 'korna çal' anlamına geldiğini hala bilmiyorlar." cevabını verdi. (Habervaktim.com)"
Önce vatandaşın soyadının Korna olması dikkatimi çekti. Sonra'da acıdım bu insanımıza. Daha doğrusu bu ve bunun gibi belki milyonlarca insanımıza.. İsmini duyırabilmek için, tanınmak için, meşhur olabilmek için belki 70 milyonun gözünde kötü bir intiba bırakmayı, basit egolarına tercih edenleri acıdım.
Çok acil durumlar dışında insanlara saygısızlığı teşvik eden, gürültü kirliliği oluşturan bir davranış çeşidiyle şov yaparak evet bizlere kadar kendini duyurdun. Ama şahsen ben acıyorum sana Sayın Korna. İnsan ve doğa sevgisi, saygı ve sevgi insanın ruhunda oluyor.
Saygı ve Sevgi dolu bir Türkiye dileklerimle...
İnsana Saygı Bir Erdemdir
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder